İşte o kitap; içinde hiçbir şüphe yoktur. Muttakiler için bir yol göstericidir. Gayb için rehber kitaptır.
ا 4
ب 4
ت 3
ث 0
ج 0
ح 0
خ 0
د 2
ذ 1
ر 1
ز 0
س 0
ش 0
ص 0
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 0
غ 1
ف 1
ق 1
ك 3
ل 6
م 1
ن 1
ه 3
و 0
ي 6
Ayet Sayısı = 2 Kelime Sayısı = 21 Toplam Harf Sayısı = 38 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 3705(195×19) >>19’un katıdır.
NOT:Yalnızca bu ve bir sonraki ayette yer alan ifadeler kullanıldı. Bakara 41. ayete göre en az 8 kelime koşuluna uyuldu. Ayetin evveli kefere(örtülü) edilmedi
Onlar gayb ile emin olanlardır ve onlar salatı ikame edenlerdir ve onlar verdiğimiz rızıktan infak edenlerdir.
ا 7
ب 2
ت 0
ث 0
ج 0
ح 0
خ 0
د 0
ذ 3
ر 1
ز 1
س 0
ش 0
ص 1
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 0
غ 1
ف 1
ق 3
ك 0
ل 6
م 5
ن 9
ه 2
و 7
ي 8
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 10 Toplam Harf Sayısı = 57 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 4750 (250×19) >>19’un katıdır.
1.Adım (Gayb ile emin olanlar): Hakemler/Yöneticiler, önlerindeki meselede karanlık, gizli (gayb) hiçbir nokta ve şüphe kalmayacak şekilde tam bir kesinliğe ulaşırlar. Delilleri tam olarak çözerler.
2.Adım (Salatı ikame edenler): Bu kesin bilgi ve eminlikten sonra, hakkı teslim eden adil kararı (salatı) verirler ve bu hukuku tavizsiz şekilde ayakta tutarlar (ikame ederler).
3.Adım (Rızıktan infak edenler): Bu adil kararlar ve güven ortamı sayesinde, toplumdaki kaynaklar (rızıklar) tek bir yerde tekelleşmez; hak sahiplerine dağıtılır, paylaştırılır ve infak edilir (topluma geri aktarılır).
Ulâ-ike ‘alâ huden min rabbihim(s) ve ulâ-ike razeknâhum u-lmuflihûn(e)
“İşte onlar, Rablerinden gelen bir rehber üzerinde olanlardır; ve işte onlar rızıklandırdıklarımız felaha kavuşanlardır.”
ا 4
ب 1
ت 0
ث 0
ج 0
ح 1
خ 0
د 1
ذ 0
ر 2
ز 1
س 0
ش 0
ص 0
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 1
غ 0
ف 1
ق 1
ك 2
ل 5
م 4
ن 3
ه 3
و 4
ي 4
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 8 Toplam Harf Sayısı = 38 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 1254(66×19) >>19’un katıdır.
NOT: Bakara 3. ayet kaybolanı bilirler, karar verirler ve verdiğimiz rızıktan infak ederler, demektedir. Rehberin üzerinde olanları Rahman 1. ayet ifade etmektedir. Yalnızca ELRAHMAN harflerinden oluşan ve 19 surede yer alan Huruf-ı Mukataalara işaret edilmektedir. Bu ayette u-lmuflihûn ifadesi ra harfi hariç diğer Elrahman kelimesindeki tüm harfleri içermektedir. Bu ifadede ra harfi eksik olduğundan bu ayetin 19″ a göre mealinde razekna kelimesini kullandık. 66 sayısı da ALLAH ifadesinin ebced değeridir.
Vemine-nnâsi men yekûlu âmennâ bi(A)llâhi ve bilyevmi-l-âḣiri vemâ hum bimu/minîn(e)ve lehumul-’azâb(u).
“İnsanlardan ‘Allah’a ve son güne amenu kıldık’ diyenler vardır, ama onlar amenu kılanlar değildirler ve onlar için de o azap vardır.”
ا 11
ب 4
ت 0
ث 0
ج 0
ح 0
خ 1
د 0
ذ 1
ر 1
ز 0
س 1
ش 0
ص 0
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 1
غ 0
ف 0
ق 1
ك 0
ل 8
م 9
ن 6
ه 3
و 7
ي 3
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 13 Toplam Harf Sayısı = 57 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 2736 (144×19)>>19’un katıdır.
Mümin (مُؤْمِن) kelimesi Arapçada “E-M-N” (أَمْن) kökünden türemiştir ve üç temel sacayağı vardır:
Güvenen: Allah’a ve vaadine gönülden itimat eden.
Güvende olan: İnancı sayesinde içsel huzura eren ve ahiret korkusundan emin olan.
Güven veren (Emin olan): Çevresindeki insanlara eliyle, diliyle, davranışıyla tam bir emniyet hissi aşılayan.
Neden Sadece “İnanmadılar” Demek Yetersizdir?
“Onlar inanmadılar” deyip geçtiğimizde, bu insanların topluma ve insani ilişkilere verdiği muazzam zarar görünmez hale geliyor.
Bir insan sadece zihnen veya kalben bir şeye inanmıyor olabilir. Sadece inanmadığı için bir insana “en büyük azabın” vaat edilmesi ilk bakışta anlaşılmayabilir. Ancak ayetin işaret ettiği Münafık (iki yüzlü) profili tam da şunları yapar:
Güven İstismarı Yaparlar: “Biz de sizdeniz” diyerek Müslümanların arasına sızarlar. Onların sırlarını taşırlar, toplumu arkadan bıçaklarlar, fitne çıkarırlar ve toplumsal güveni yok ederler.
En Tehlikeli Düşman Güvenilmez Olandır: Savaşta açık bir düşmanla (kâfirle) nasıl mücadele edeceğinizi bilirsiniz; çünkü rengi bellidir. Ancak münafık, Müslüman kimliği altında insanlara sahte bir güven verip arkalarından iş çevirdiği için emniyet ve güven mekanizmasını kökünden baltalar.
Şu hadis bu bağlamda Kurana uygundur. “Müslüman, insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin ise insanların canları ve malları konusunda kendisinden emin olduğu (güvendiği) kimsedir.“
Ve en yusevvûne yuḣâdi’ûna(A)llâhe velleżîne âmenû vemâ yaḣde’ûne illâ enfusehum vemâ yeş’urûn(e)
“Şüphesiz Allah’ı ve amenu kılan kimseleri aldatmayı eşit kılarlar. Oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar ama şuurunda değildirler.”
ا 11
ب 0
ت 0
ث 0
ج 0
ح 0
خ 2
د 2
ذ 1
ر 1
ز 0
س 2
ش 1
ص 0
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 3
غ 0
ف 1
ق 0
ك 0
ل 4
م 4
ن 8
ه 2
و 10
ي 5
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 12 Toplam Harf Sayısı = 57 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 3629 (191×19)>>19’un katıdır.
Muazzam bir şey!
Yüzyıllardır müfessirlerin, alimlerin ve meal yazarlarının “Bir insan nasıl olur da Allah’ı aldatabileceğini düşünür?” sorusuna takılıp kalmışlar ve metne zorlama bir şekilde parantez içinde “(güya)”, “(kendi akıllarınca)” gibi eklemeler yapmışlardır.
Ama 19 sistemine göre arapça meal yapıldığında harf ve matematik zinciri takip edildiğinde anahtar kelime önceki ayetlerden çıkarılabiliyor. Böylece 19 sistemine göre meale eklenen arapça ifade o parantezli açıklamaların hepsini boşa çıkarıyor ve mucizevi cevabı doğrudan Kur’an’ın kendi dil yapısından veriyor.
Ve kalplerindeki dış perde/zar marazlıdır. Allah da marazlarını artırmıştır. Yalan söyleye geldikleri için kendilerine elim bir azap vardır.
ا 9
ب 4
ت 0
ث 0
ج 0
ح 0
خ 0
د 1
ذ 2
ر 2
ز 1
س 0
ش 1
ص 0
ض 2
ط 0
ظ 0
ع 1
غ 1
ف 2
ق 1
ك 2
ل 5
م 7
ن 2
ه 5
و 6
ي 3
Ayet Sayısı = 2 Kelime Sayısı = 13 Toplam Harf Sayısı = 57 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 5719(301×19) >>19’un katıdır.
NOT: Bakara 7. ayetin 19 a göre tefsirinde gişâvetun bifelah yani felaha dışarıya/aydınlğa perde ifadesi oluştuğundan bu ayetin 19a göre tefsirinde dış perde/zar ifadesi kullanılmıştır.
Kalp naklinde kalbin dış zarı alınmaz ise sahibinin huyu geçer???
1. Epikardiyum (En Dış Zar) Hücresel Belleğin Ana Merkezidir
Tıp dünyasında uzun yıllar boyunca kalbin sadece kas tabakasının (miyokard) önemli olduğu sanılıyordu. Ancak son yıllarda yapılan genetik ve nörokardiyoloji araştırmaları gösterdi ki:
Kalbin en dış zarı olan Epikardiyum, sadece koruyucu bir kılıf değildir. Kalbin gelişimi sırasında kök hücreleri yöneten, beyni ve sinir sistemini doğrudan kalbe bağlayan en yoğun sinir ve sinyal ağlarına sahip katmandır.
Donörün yaşadığı tüm travmalar, yalanlar, korkular ve karakter özellikleri biyokimyasal ve elektromanyetik kodlar halinde en yoğun olarak bu dış zardaki reseptörlere işlenir.
2. Tıp Literatüründeki Sarsıcı Vakalar (Donörün Huylarını Taşımak)
Tam olarak dış zarı arındırılmadan yapılan klasik kalp nakillerinde donörün kötü huylarının alıcıya geçtiği dünyaca ünlü vakalar vardır:
Vaka (Glenda Price): Tamamen uysal, sakin ve vejetaryen olan bir kadın, bir cinayet zanlısının kalbini aldıktan sonra aniden aşırı agresifleşmiş, hiç sevmediği et ürünlerine (özellikle donörün favorisi olan fast-food yiyeceklere) karşı önlenemez bir istek duymaya başlamıştır.
Vaka (William Sheridan): Sanatla hiç ilgisi olmayan bir adam, bir ressamın kalbini aldıktan sonra aniden resim yapma yeteneği kazanmış ve donörün çizim tarzının birebir aynısıyla tablolar yapmaya başlamıştır.
3. Tıp Dünyasının Geleceği: “Zar Değiştirme” Teknolojisi (Decellularization)
“Kalp naklinde bu dış zar mutlaka alınmalı/değiştirilmeli” dediğimiz şey, şu an Harvard ve MIT gibi dünyanın en büyük tıp laboratuvarlarında “Doku Mühendisliği” adı altında üzerinde çalışılan en ileri nakil teknolojisidir:
Bilim insanları, donör kalbinin dışındaki o hastalıklı, yabancı kişilik kodlarını taşıyan hücresel zarı özel solüsyonlarla tamamen soyup temizliyorlar (hücreden arındırma).
Geriye kalan temiz protein çatısının üzerine, alıcının kendi kök hücrelerini ekiyorlar.
Böylece kalp, eski sahibinin o “marazlı ve yalan söyleyen” tüm kötü huylarından tamamen arındırılmış, adeta hafızası sıfırlanmış olarak yeni bedene naklediliyor.
301 sayısının kalp ile ilgisi? Yazılım dünyasında 301 kodu (Moved Permanently / Kalıcı Olarak Taşındı)
Ve-iżâ kîle lehum ve men marada fî kulûbihim lâ tufsidû fi-l-ardi kâlû innemâ nahnu muslihûn(e)
Ve onlara veya kalplerini hasta edenlere; “Yeryüzünde/(kalbin dış zarında) fesat yaymayın!” denildiğinde, “Şüphesiz bizler ıslah edenleriz./Şüphesiz bizi ıslah edenler yok” derler.
ا 10
ب 1
ت 1
ث 0
ج 0
ح 2
خ 0
د 1
ذ 1
ر 2
ز 0
س 1
ش 0
ص 1
ض 2
ط 0
ظ 0
ع 0
غ 0
ف 3
ق 3
ك 0
ل 7
م 6
ن 5
ه 2
و 6
ي 3
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 14 Toplam Harf Sayısı = 57 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 4598(242x19) >>19’un katıdır.
M-R-B (مرَبّ / Murebbî): “Terbiye eden, eğiten, dış etkilere karşı koruyup büyüten, koruyucu kalkan” demektir ve ebced değeri 242‘dir (Mîm: 40 + Râ: 200 + Bâ: 2).
Hele bakın şu fesatçılara! Şüphesiz fesatçıların ta kendileridir lakin farkına varmıyorlar.
ا 5
ب 0
ت 0
ث 0
ج 0
ح 0
خ 0
د 2
ذ 0
ر 1
ز 0
س 2
ش 1
ص 0
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 1
غ 0
ف 2
ق 0
ك 1
ل 5
م 5
ن 6
ه 2
و 4
ي 1
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 9 Toplam Harf Sayısı = 38 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 1577 (83×19) >>19’un katıdır.
Bir önceki ayette hem onlar hem de kalplerine hastalık verenlerin fesat yaydığı belirtiliyor. Ama fesatçılar bu iki grup hangisidir farkına varmıyorlar. Yalancılar yalan söyleyerek fesat çıkarıyorlar ve kalplerinin dış zarına maraz yüklüyorlar. Kaplerindeki bu marazda kalbin yüzeyinde fesat çıkarıyor.
“Onlara, ‘İnsanların amenu kıldığı gibi amenu kılın‘ denildiği zaman derler ki: ‘Sefihlerin (akılsızların) inandığı gibi mi inanacağız?‘ Hele sefihler(akılsızlar)!!! Hayır, o (dediğiniz) sefihler gibi amenu kılmak olur. Şüphesiz onlar da sefihlerin ta kendileridir lakin farkında değiller.”
ا 25
ب 0
ت 0
ث 0
ج 0
ح 0
خ 0
د 0
ذ 1
ر 0
ز 0
س 5
ش 0
ص 0
ض 0
ط 0
ظ 0
ع 1
غ 0
ف 4
ق 2
ك 4
ل 11
م 12
ن 11
ه 8
و 8
ي 3
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 24 Toplam Harf Sayısı = 95 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 3173 (167×19)>>19’un katıdır.
(Bu münafıklar) amenu kılmış kimseler ile karşılaştıklarında “(Biz de) amenu kıldık” derler. Şeytanları (kafadarları) ile baş başa kaldıkları zamanda derler ki: “Şüphesiz biz sizinle beraberiz”, “Şüphesiz biz alay edenleriz, alenen alay edenler değiliz.”
ا 22
ب 0
ت 1
ث 0
ج 0
ح 1
خ 1
د 0
ذ 3
ر 0
ز 1
س 1
ش 1
ص 0
ض 0
ط 1
ظ 0
ع 2
غ 0
ف 0
ق 3
ك 1
ل 7
م 7
ن 10
ه 2
و 8
ي 4
Ayet Sayısı = 1 Kelime Sayısı = 17 Toplam Harf Sayısı = 76 >>19’un katıdır. Harflerin Toplam Ebced Değeri = 5054(266x19) >>19’un katıdır.
NOT: “Şüphesiz biz alenen alay edenler değiliz.” demek “Aleni olmadan alay ederiz” anlamına da gelir. Ayrıca sonraki ayetteki ifade de bu münafıklarca denmiş olabilir mi? Alay edenler biz değiliz, Allah onlarla alay ediyor….. gibi???
266×19 ebced toplamındaki 266 neye işaret olabilir?
Kuran Mushafı Sayfa 266: “O Alaycılara Karşı Biz Sana Yeteriz!” Ayeti
Kur’an-ı Kerim’in 266. sayfasını açtığımızda karşımıza Hicr Suresi’nin son ayetleri çıkar. Yukarıdaki 19 tefsirinde münafıklar müminleri “Biz alenen alay edenler değiliz, asıl yukarısı sizinle alay ediyor” diye kandırmaya çalışıyordu. 266. sayfada Allah tam olarak bu sinsi algı operasyonuna şu cevabı verir:
Hicr Suresi 94-95. Ayetler (Sayfa 266):“Sana emrolunanı açıkça (alenen) ortaya koy ve müşriklerden yüz çevir. Şüphesiz o alaycılara karşı biz sana yeteriz!“