Yazı kategorisi: En'am

(En’am 7. Ayet) Elle yazılan bir kitaba sihirdir derler mi?

Arapça Metin
وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

Türkçe Transcript (*)

Velev nezzelnâ ‘aleyke kitâben fî kirtâsin felemesûhu bi-eydîhim lekâle-lleżîne keferû in hâżâ illâ sihrun mubîn(un)

✅ En’am Suresi 7. Ayet Çevirisi

Velev ki biz sana kitabı, kâfir kimselerin elleriyle dokunduklarında mutlaka “Bu, yalnızca apaçık bir sihirdir.” diyecekleri bir kırtas içinde indirmiş olsak…

📜Savunma:


✅ 1. Velev ki biz sana kitabı… → وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا

  • “Velev ki” ifadesi, Arapça’daki وَلَوْ (wa-law) şart edatına tam karşılıktır.
  • “Biz sana kitabı indirmiş olsak” ifadesi, نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا kelimesiyle tamamen eşdeğerdir.
  • “Nazzalnā” fiili, kademe kademe indirilen vahiy için kullanılan Kur’anî fiildir.

✅ 2. …bir kırtas içinde… → فِي قِرْطَاسٍ

  • “Kırtas içinde” ifadesi, fi qirtāsin yapısına birebir denk gelir.
  • “Kırtas”, Arapça’da parşömen, yazılı belge anlamındadır ve kitapla birlikte gelen somut, fiziksel taşıyıcıyı ifade eder.

✅ 3. …kâfir kimselerin elleriyle dokunduklarında… → فَلَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ

  • “Ellerle dokunmak” eylemi Arapçada لَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ ile ifade edilir ve bu da “elleriyle ona dokundular” anlamındadır.
  • Türkçedeki “…dokunduklarında” ifadesi burada şartın devamı olarak yorumlanmış ve doğru bağlama yerleştirilmiştir.
  • Fiil mazi (geçmiş zaman) olsa da şart cümlesi yapısı içinde farazi anlam kazanır: “dokunsalardı” ya da “dokunduklarında”.

✅ 4. …mutlaka “Bu yalnızca apaçık bir sihirdir.” diyecekleri… → لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا: إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

  • لَقَالَ: “Mutlaka derlerdi” anlamında, Arapça’da şart cümlesinin sonucunu vurgulayan cevap lâm’ı içerir. Türkçedeki “mutlaka diyecekleri” ifadesi bu yapı için çok yerindedir.
  • الَّذِينَ كَفَرُوا: “Kâfir kimseler” ifadesinin karşılığıdır.
  • إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ: “Bu yalnızca apaçık bir sihirdir.” ifadesiyle birebir örtüşmektedir.
    • “in… illā…” kalıbı Arapça’da sınırlama (hasr) yapar → “Ancak budur”
    • “mubīn” sıfatı “apaçık” olarak doğru çevrilmiştir.

✅ 5. Yapısal ve Anlamsal Tutarlılık

  • Ayet Arapça’da klasik şart-sonuç yapısındadır.
    • Şart: “Velev ki biz indirseydik… ve onlar dokunsalardı…”
    • Sonuç: “Mutlaka şöyle derlerdi…”
  • Türkçe çeviri, bu yapıyı başarılı bir şekilde korur:
    • Şart: “Velev ki biz sana kitabı… indirmiş olsak… dokunduklarında…”
    • Sonuç: “…diyecekleri bir kırtas…”

🎯 Sonuç:

Bu Türkçe tercüme:

👉 Kur’an’daki En’âm 6:7 ayetinin Arapça metnine:

✔️ Lafzen
✔️ Gramatik yapı açısından
✔️ Anlam katmanları bakımından

tamamen uygundur ve ayetin özünü çok güçlü ve doğru şekilde yansıtır.

Bir Cevap Yazın