Arapça Metin
قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُۜ قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ
Türkçe Transcript (*)
Kul eġayra(A)llâhi etteḣiżu veliyyen fâtiri-ssemâvâti vel-ardi vehuve yut’imu velâ yut’am(u)(k) kul innî umirtu en ekûne evvele men eslem(e)(s) velâ tekûnenne mine-lmuşrikîn(e)
📘En’am 14. Ayet Çevirisi
De ki: Allah‘tan başka veli mi edineyim? Gökler ve yer (iftar) ayrıldığında; O yediren yedirilir ve yedirmeyen yedirilmez.
De ki; Şüphesiz ben teslim edenlerin/olanların evveli olayım ve müşriklerden olmayayım diye emrolundum.
Bir önceki 13. ayet; göklerin ve yerin ayrılmasının onun(kişi) için gece ve gündüzün sükûnet ile ayrılması olduğunu belirtir. (Allah için iftar vakti gökler ve yer ayrılıncadır, kul için ise gündüz ve gece ayrılıncadır.) Bu nedenle bu ayet gök ve yer yerine gece ve gündüz konarak ve O zamiri kul için kullanılarak okunmalıdır.
✅ GRAMER BAKIMINDAN DOĞRULUK
| Arapça | Sizin çeviri | Uygunluk |
|---|---|---|
| أُمِرْتُ | emrolundum | ✅ Tam doğru |
| أَنْ أَكُونَ | olayım diye | ✅ Tam isabet (mastarlık “en” + muzari “ekûne”) |
| أَوَّلَ مَنْ أَسْلَمَ | teslim edenlerin/olanların evveli | ✅ “men esleme” için çok güçlü bir yorum |
| وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكِينَ | ve müşriklerden olmayayım | ✅ Yapıya uygun, “tekûnenne” fiili vurgulu emir-yasak |