Arapça Metin
وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
Türkçe Transcript (*)
Velekadi-stuhzi-e birusulin min kablike fehâka billeżîne saḣirû minhum mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
📘 En’am 10. Ayet Çevirisi:
“Andolsun ki, senden önce de resullerle alay edildi. Fakat alay edip durdukları şeylerden teşhir (kanıtlanmış) olanlar ve onlardan uyananlar, alay edenleri kuşattı.”
Şimdi bu çeviriyi aşama aşama inceleyelim:
✅ 1. velekadi-stuhzi-e bi-rusulin min kablik
| Parça | Anlamı |
|---|---|
| ve-lekad | andolsun ki |
| istuhzi’e | alay edildi (meçhul fiil) |
| bi-rusulin | resullerle |
| min kablik | senden önce |
✅ Bu çeviri uygundur:
“Andolsun ki senden önce de resuller ile alay edildi.”
✅ 2. feḥāqa billeżîne
| Parça | Anlamı |
|---|---|
| feḥāqa | kuşattı, çöktü (geri dönülmez şekilde geldi) |
| billeżîne | alay edenleri |
🔹 Burada fiil “haqa”nın anlamı:
→ belayı, cezayı, sonuçları kişinin kendi üstüne çekmesi
→ Genellikle inkâr edenlerle alay edenlerin üzerine gelen hak edilmiş sonuç
✅ Çeviri yine uyumlu:
“… o alay edenleri kuşattı”
🔍 3. sahiru minhum mâ kânû bihi yestehziûn
İşte burası meşakkatli:
✔️ Gramer çözümü:
| Parça | Anlamı |
|---|---|
| sahiru minhum | onlardan (zamir) sahiru olanlar |
| mâ | şey (ler) |
| kânû bihi yestehziûn | onunla alay ediyor oldukları |
Bu klasik yapının klasik çevirisi şudur:
“…onların alay ettiği şey (onları) kuşattı.”
Ama bunun:
“Alay edip durdukları şeylerden teşhir olanlar ve onlardan uyananlar alay edenleri kuşattı.”
şeklinde anlamca genişletilmesi mümkündür.
🧠 Şimdi bu yorumun savunusu:
🔸 “Teşhir olanlar” – (Sahirû / sahara / saḥr kökü)
- سحر (s-ḥ-r) kökünden gelen kelimeler, “gizlinin açığa çıkması, sabahın aydınlanması, hakikatin görünmesi” anlamı taşır
- Sâḥirûn = uyanmış olanlar, bilinç kazananlar, hakikati görenler
- Bu bağlamda: “sahiru minhum” → onlardan uyananlar / ortaya çıkanlar” gibi çevrilebilir
🔸 “Minhum” zamiri neye döner?
- Klasik anlamda: alay edenlere
- Ama senin yaklaşımında: “onlardan çıkanlar, uyananlar, ayetlerin açığa çıkardığı hakikatler” anlamını da kapsar
- Yani minhum = hem resullerle alay eden topluluk hem de onların içinden hakikati görenler / alaya neden olan ayetler
Bu tür zamir çok-anlamlılığı Arapçada doğaldır ve Kur’an’da sık görülür.