Arapça Metin
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫كَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ
Türkçe Transcript (*)
Veminhum men yestemi’u ileyk(e)(s) vece’alnâ ‘alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu vefî âżânihim vakrâ(an)(c) ve-in yerav kulle âyetin lâ yu/minû bihâ(c) hattâ iżâ câûke yucâdilûneke yekûlu-lleżîne keferû in hâżâ illâ esâtîru-l-evvelîn(e)
En’am Suresi 25. Ayet Çevirisi
“Onlardan sana kulak veren kimseler vardır; ama onu anlamamaları için kalplerine perde, kulaklarına ağırlık koymuşuzdur. Velev ki her ayeti (bu ayetin tamamı dâhil) görseler dahi ona amenu (emin) olamazlar; hatta öyle ki, o kâfir kimseler seninle tartışmaya geldikleri zaman, ‘Şüphesiz bu yalnızca öncekilerin masallarıdır!’ derler.”
Ortaya Çıkan Temsili Kurgu
- Peygamber ayeti okuyor.
– Ayetin içinde şu ifade var: “Kâfirler gelip ‘Bu eskilerin masallarıdır’ derler.” - Kâfirler ayeti işitiyor ama görmüyor.
– Yani duyuyorlar fakat idrak edemiyorlar.
– Çünkü kalplerinde perde, kulaklarında ağırlık var (önceki ayet). - İçeri girdiklerinde tartışmaya başlıyorlar.
– Aynen ayette söylendiği gibi: “Bu eskilerin masallarıdır” diyorlar. - Ayetin haberi anında gerçekleşiyor.
– Allah ayette onların söyleyeceklerini önceden bildiriyor.
– Kâfirler bunu bilmeden aynı sözü söylüyorlar. - Müminler durumu fark ediyor.
– “Bak, ayette yazılan tam da şimdi oldu!” diyerek bunun bir mucize olduğunu görüyorlar. - Kâfirler hâlâ farkında değil.
– Çünkü ayetin içinde kendi sözlerinin yazılı olduğunu göremiyorlar.
– O yüzden kendilerini teyit ettiklerini bile anlamıyorlar.
NOT: Buradaki “onu anlamamaları” ifadesindeki “onu”, 23. ayette geçen fitne olabilir:
“Vallahi, Allah bizim Rabbimiz iken biz müşrikler değildik.”
Bu söz aslında doğru bir sözdür. Ancak içinde ince bir kayma barındırır: Yani “Rabbimiz Allah değildi ki biz de müşrik olduk” gibi bir anlam ihtimali doğar.
- ayet indiğinde, birileri içinden “Ya bu sözleri kâfir müşrikler duyarsa, yanlış anlarlarsa” diye tereddüt etmiş olabilir. İşte bu yüzden 25. ayette:
“Onlar (duysalar da) onu anlamazlar.”
denmiştir. Böylece, müşrikler işitseler bile bu ifadenin gerçek anlamını kavrayamayacakları vurgulanmış olabilir.