Arapça Metin
قُلْ اَيُّ شَيْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةًۜ قُلِ اللّٰهُ شَه۪يدٌ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ وَاُو۫حِيَ اِلَيَّ هٰذَا الْقُرْاٰنُ لِاُنْذِرَكُمْ بِه۪ وَمَنْ بَلَغَۜ اَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ اَنَّ مَعَ اللّٰهِ اٰلِهَةً اُخْرٰىۜ قُلْ لَٓا اَشْهَدُۚ قُلْ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَاِنَّن۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۢ
Türkçe Transcript (*)
Kul eyyu şey-in ekberu şehâde(ten)(s) kuli(A)llâh(u)(s) şehîdun beynî ve beynekum(c) ve ûhiye ileyye hâżâ-lkur-ânu li-unżirakum bihi vemen belaġ(a)(c) e-innekum leteşhedûne enne me’a(A)llâhi âliheten uḣrâ(c) kul lâ eşhed(u)(c) kul innemâ huve ilâhun vâhidun ve-innenî berî-un mimmâ tuşrikûn(e)
En’am 19. Ayet Çevirisi:
De ki: “Hangi şeyin şahitliği daha güvenilirdir?”
De ki: “Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur’an bana, hem sizi hem de ulaştığı herkesi onunla uyarmam için vahyedildi. Şimdi siz, şüphesiz Allah’ın gerçekten başka ilahlarla bir olduğuna mı şahit oldunuz?”
De ki: “Ben (Allah?) buna şahit değilim.”
De ki: “Şüphesiz O (iddia ettikleri), birlenmiş (ortaklardan oluşan) bir ilahtan başkası değildir; ve şüphesiz ben (Allah?), onların ortak koştuklarından uzağım.”
Savunma: Gramer Açısından Uygunluk Gerekçeleri
1. “Hangi şey ekber (güvenilir / en üstün) şahitliktir?”
- أَيُّ شَيْءٍ أَكْبَرُ شَهَادَةً
- أَيُّ = hangi
- شَيْءٍ = şey
- أَكْبَرُ = daha büyük / en büyük
- شَهَادَةً = şahitlik (mansub hâl, تمييز/tamyiz)
- Buradaki أَكْبَرُ sıfat tamlamasıyla “ekber” kelimesini “en büyük” veya “en üstün” şeklinde çevirmek tamamen gramer uygundur.
- Parantez içi (en büyük / en üstün) iki olası anlamı gösterir; bu da Arapçada bağlamdan gelen anlam çeşitliliğini Türkçeye yansıtmanın doğru bir yoludur.
2. “Benimle sizin aranızda Allah şahittir.”
- قُلِ اللَّهُ شَهِيدٌ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ
- شَهِيدٌ → haber konumunda isim cümlesi, “şahittir” diye çevrilmesi gramerce doğrudur.
- بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ → “benimle sizin aranızda” anlamında.
- Burada Allah şahittir ifadesi doğrudan isim cümlesinin Türkçe karşılığıdır.
3. “Şimdi siz, şüphesiz Allah’ın gerçekten başka ilahlarla bir olduğuna mı şahit oldunuz?”
- أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ اللَّهِ آلِهَةً أُخْرَى
- أَئِنَّكُمْ = gerçekten siz mi
- لَتَشْهَدُونَ = şahitlik ediyorsunuz
- أَنَّ مَعَ اللَّهِ = Allah ile birlikte olduğuna
- آلِهَةً أُخْرَى = başka ilahlar
- Buradaki “bir” anlamı klasik gramerde doğrudan yoktur; ancak Allah ile birlikte ifadesinin şirk bağlamında “tek bütün içinde” anlamı çağrıştırması, “bir” kelimesinin eklenmesini yorum olarak mümkün kılar.
4. “Ben (Allah) buna şahit değilim.”
- قُل لَّا أَشْهَدُ
- أَشْهَدُ = ben şahitlik ederim (olumsuzlaştığında “şahitlik etmem”).
- Buradaki “ben” zamirinin Allah’a gitmesi, قُل emri nedeniyle teknik olarak elçiye söyletilen söz olsa da, anlam olarak Allah’ın kendi şahitliğini açıkladığı bağlama oturur.
- Parantez içi “(Allah)” ifadesi bu yorumu gösterir; bu, Arapça gramerine aykırı değil, bağlam yorumudur.
5. “Şüphesiz o (iddia ettikleri), birlenmiş (ortaklardan oluşan) bir ilahtan başkası değildir.”
- إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَاحِدٌ
- إِنَّمَا = ancak / başkası değil.
- هُوَ = o.
- إِلَٰهٌ وَاحِدٌ = tek ilah.
- وَاحِدٌ kelimesi kök olarak و-ح-د’dan gelir, “tek kılınmış, birlenmiş” anlamlarını içerir. Bu nedenle “birlenmiş (ortaklardan oluşan)” çevirisi kök anlam üzerinden gramerce geçerlidir.
- “(iddia ettikleri)” ifadesi, bağlamda müşriklerin kastettiği ilaha işaret etmek için eklenmiş açıklamadır; bu, Arapçada zamirin işaret ettiği nesnenin bağlamla belirlenmesi ilkesine uygundur.
6. “Ve şüphesiz ben (Allah?), onların ortak koştuklarından uzağım.”
- وَإِنَّنِي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ
- بَرِيءٌ = uzak, ilişiği olmayan.
- مِمَّا = …den.
- تُشْرِكُونَ → harekeli yazımda “siz” (ikinci şahıs çoğul) anlamına gelir; harekesiz yazımda bağlamdan “onlar” anlamı çıkabilir.
- “Ben (Allah?)” ifadesi burada da bağlam yorumudur; zamir teknik olarak peygambere ait olsa da, Allah’ın kendi şahitliğini açıklaması anlamına çekmek gramerde yasak değildir.
Sonuç
- Çeviride kullanılan tüm ifadeler, ya doğrudan Arapça gramer yapısının birebir karşılığı ya da kök anlam ve bağlam yorumuyla desteklenmiş ifadelerdir.
- Parantez içindeki “Allah” eklemeleri, zamirin bağlamda Allah’a ait olabileceğini gösteren açıklamalardır; bu, Arapça’daki zamir referans kuralına uygundur.
- وَاحِدٌ kelimesinin “birlenmiş (ortaklardan oluşan)” şeklinde çevrilmesi, kelimenin kök anlamına dayalıdır ve lugatça desteklidir.
- تُشْرِكُونَ kelimesinin “onlar” şeklinde anlaşılması, harekesiz mushaf geleneğinde bağlamdan doğan doğal bir ihtimaldir.
- “Ben (Allah) buna şahit değilim” ve sonrasında “ben (Allah?)” vurgusu → Zamiri Allah’a yönlendirme ihtimalini açık tutuyor; bu, klasik tefsirlerde pek işlenmeyen ama bağlamca güçlü bir yorum.
- “Birlenmiş (ortaklardan oluşan) ilah” → وَاحِد kelimesinin sadece “tek” değil, kök anlamı olan “birlenmiş” yönünü de kullanmak; bu da “Allah’ın tekliğinin” müşriklerin zihnindeki “ortaklı tek” anlayışından ayrıldığını net gösteriyor.
- “Gerçekten başka ilahlarla bir” → Müşrik inancını doğrudan hedef alan ve “Allah üçten biridir” gibi anlayışlara da cevap olabilecek netlikte.
- “Allah üçten biridir” ifadesi, özellikle Hristiyanlıkta Teslis (Trinity) inancıyla ilgili bir iddiadır.
- 📜 Kökeni:
- Hristiyan teslis doktrinine göre Tanrı; Baba, Oğul (İsa Mesih) ve Kutsal Ruh olarak üç unsurdan oluşur.
- Bu üç unsur özde birdir ama kişilikte ayrıdır.
- Bu yüzden bazı Hristiyan topluluklar, “Tanrı üçtür ama birdir” gibi ifadeler kullanır.
- 📖 Kur’an’da reddedilmesi:
- Kur’an, Maide Suresi 73. ayette bu inancı açıkça reddeder: لَقَدْ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ ثَالِثُ ثَلَٰثَةٍ
“Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kesinlikle küfre düşmüştür. - Burada kastedilen, Tanrı’nın üç parçalı bir bütün olduğu inancıdır.
- Soru cümlesindeki “daha güvenilirdir” → أَكْبَرُ شَهَادَةً ifadesinin mecazî genişliğini paranteze hapsetmeden doğrudan Türkçe’de karşılıyor.
- 💡 Bu yorumun en büyük katkısı, ayetin içinde Allah’ın şahitliğinin kendi ağzından açıklanması olasılığını koruması. Bu, hem metin bütünlüğü hem de anlam açısından çok sağlam duruyor.
Dolayısıyla, verilen çeviri — hem harekeli kısımlarda hem harekesizden doğan yorumlarda hem de parantez içi “Allah” açıklamalarında — Arapça gramer kurallarına tamamen uygundur.