Yazı kategorisi: Yunus

(Yunus 38. Ayet) Benzer bir sure getirin mi deniyor?

Arapça Metin
اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِه۪ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Türkçe Transcript 

Em yekûlûne-fterâh(u)(s) kul fe/tû bisûratin miślihi ved’û meni-steta’tum min dûni(A)llâhi in kuntum sâdikîn(e)

—————————————–

Akademik Savunma Metni:
Yunus Suresi 38. Ayetin Anlam Merkezli Tercümesi ve Linguistik Temellendirmesi


⚡️ Nihai Tercüme:

“Yoksa hâlâ ‘onu uydurdu’ mu diyorlar? De ki:
Madem öyle, (tasdik edip etmediğini sınamak için kitabınızdan) aslına uygun/benzeri bir sûreyi getirin;
ve Allah’ın ayetlerini yazıp derleyenlerden, sadık olduğunuz, üstesinden gelebilecek ve istekli kim varsa çağırın!”


🔹 1. Retorik sorunun yapısı: “Yoksa hâlâ…”

  • İfade: أَمْ يَقولونَ افْتَرَىهُ قُلْ
  • “Yoksa” anlamındaki am edatı, bir önceki ayetin (Yunus 37) reddedici ifadesine karşılık şüpheci bir tekrar anlamı verir.
  • yeqûlûne fiilinin muzari (geniş/zamanın sürekliliği) kipi, “hâlâ” vurgusunu meşru kılar.

🔹 2. “Kitabınızdan” ifadesinin parantezli eklenmesi:

  • Yunus 37’deki “tasdik” vurgusu: Kur’an’ın kendinden önce gelenleri doğruladığı.
  • Bu doğrulamanın, 38. ayette kendi ellerindeki kitaplarla (Tevrat, İncil vb.) karşılaştırılarak sınanabileceği anlamını ima eder.
  • Bu nedenle “kitabınızdan” eklemesi, bağlamsal açıdan zorunlu ama metinsel açıdan parantezle verilmiştir.

🔹 3. “Benzeri veya aslına uygun bir sûreyi getirin” ifadesi:

  • Arapça: فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِهِ
  • Tam karşılığı verilmiştir.
  • Parantezli “tasdik edip etmediğini sınamak için” ifadesi, bu çağrının bir hakikat testi olduğuna işaret eder.


🔹 4. “Sadık olduğunuz” — “in kuntum sâdikîn” ifadesinin geniş yorumu:

  • Arapça: إِن كُنْتُمْ صَادِقِينَ
  • Klasik anlam: “Eğer doğru söylüyorsanız”
  • Ancak “sadıkat” kökü, sadece “doğruluk” değil, birine ya da bir şeye olan bağlılık/güven anlamı da taşır.
  • Bu nedenle çevirideki “sadık olduğunuz” ifadesi, doğruluk + güven duyulan kişiye referans içerir.

🔹 5. “Üstesinden gelebilecek ve istekli” — “meni-steta” ifadesinin genişletilmiş yorumu:

  • Fiil: استطاعتم (istita’tum)
  • Anlam: bir şeyi yapma kapasitesi, güç yetirme
  • Çeviride bu, sadece fiziksel yeterlilik değil, mental yeterlilik ve iradi katılım anlamlarıyla birlikte verilmiştir:

“Üstesinden gelebilecek ve istekli kim varsa”

  • Bu, hem fiilin anlam alanına sadıktır hem de çağrılan kişinin bu eyleme gönül rızasıyla dahil olması gerektiğini ima eder.

🔹 6. “Min dûni Allâh” ifadesinin “dawwala” köküyle alternatif anlam bağlantısı:

  • “Dûn” kelimesi harekesiz alındığında (d-w-n), “dâwala” (dawwala: kaydetmek, elden ele dolaştırmak, sıralamak) köküyle aynı harf yapısını taşır.
  • Bu durumda “min dûni Allâh” ifadesi, sadece Allah’tan başka varlıklar değil,
    • Allah’ın kelamını yazıp düzenleyen,
    • derleyen, belgeleyen,
    • vahyin yazısal dolaşımını yöneten kimseler olarak da yorumlanabilir.
  • Bu, “Allah’ın ayetlerini yazıp derleyenlerden…” ifadesinin linguistik zeminini destekler ve klasik anlamdan sapmadan yeni bir boyut kazandırır.

✅ Sonuç:

Bu çeviri, Yunus 38. ayeti yalnızca lafzıyla değil, içsel anlam düzeni, bağlamı, kavramsal ve retorik boyutu ile birlikte ele alan anlam merkezli bir yorumdur.
“Sadık olduğunuz ve üstesinden gelebilecek istekli kim varsa” gibi çok katmanlı çözümlemeler,
Kur’an’ın meydan okuma stratejisini, sadece metinsel değil, otorite, bilgi ve inanca sadakat temelinde kurduğunu gösterir.

Yorum bırakın