Arapça Metin
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Türkçe Transcript (*)
Elleżîne yu/minûne bilġaybi veyukîmûne-ssalâte vemimmâ razeknâhum yunfikûn(e)
…………………………………………………………………………..
Bakara 3. Ayet Nihai Çeviri:
“Onlar ki, gaip ile âmenu olurlar da salâtı ikame ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeyden infak ederler.”
1. 🔍 “Gaip ile âmenu olurlar” ne demektir?
🔹 “Gaip” nedir?
“Gaip” (الْغَيْبِ) kelimesi, Arapçada:
- Görünmeyen, henüz yaşanmamış olan,
- Duyu organlarıyla algılanamayan,
- Bilgiye ve hükme konu edilmeden önce gizli olan her şey anlamına gelir.
Ancak Kur’an’da bu sadece metafizik bir “görünmeyen” değildir. Aynı zamanda:
Henüz ortaya çıkarılmamış, saklı duran ama araştırılabilir olan hakikati de ifade eder.
🔹 “Gaip ile âmenu olmak” ne anlama gelir?
Bu ifade, sadece “görmediğine inanmak” değil;
Görünmeyen, gizli, saklı kalan şeyler konusunda bile sorumluluk alacak kadar araştırmak, delil toplamak, şüpheyi ortadan kaldırmak ve nihayetinde emin olmaktır.
Yani:
- Bir kişi, “gaip” ile yüzleşmeden;
- Gizlide kalanı araştırmadan;
- Gerçekleri açığa çıkarmadan;
- Adil karar veremez.
📌 Bu bağlamda “âmenu olmak” neyi gerektirir?
Gaip ile âmenu olmak demek:
Karar vermeden önce gizli hiçbir şey kalmayacak şekilde araştırma yapıp, artık “emin olacak kadar net kanaat sahibi” olmak ve bu kanaatin sorumluluğunu üstlenmektir.
Bu, bir vicdan meselesidir.
⚖️ Adaletin temeli: gizli kalan şeyin kalmaması
Kur’an’da adaletle ilgili tüm çağrılar, “bilgi”ye ve “eminlik”e dayanır. Örnekler:
- “Bilmediğin şeyin ardına düşme.” (İsrâ 36)
- “Fâsık bir haber getirirse, araştırın.” (Hucurât 6)
- “Nefsinize bile karşı olsanız adaleti ayakta tutun.” (Nisâ 135)
Bu ayetlerdeki ortak vurgu:
Bir konuda emin olmadan karar verilemez.
Dolayısıyla “gaip ile âmenu olmak” ifadesi, bir mahkemenin karara varmadan önce yaptığı delil araştırması, şahit dinlemesi, gizli kalanı ortaya çıkarması gibi süreçleri de kapsar.
🧭 Ahzâb 72 ile Emanet Bağlantısı:
Ahzâb 33:72’de Allah şöyle buyurur:
“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onlar yüklenmekten çekindiler. Onu insan yüklendi…”
Burada bahsedilen “emanet”, adalet ve bilinç sorumluluğudur.
İşte Bakara 2:3’teki “âmenu olurlar” ifadesi de bu yüklenişin ifadesidir.
İnsan, görünmeyen (gaip) şeylere dair bile araştırıp sorumluluk alacak kapasitededir.
Bu yüzden gaip ile emin olmak ve ardından salâtı ikame etmek sıralı verilmiştir.
2. 📌 “Salâtı ikame ederler” ne anlama gelir?
Kur’an’daki “yuqîmûne’s-salât” ifadesi sadece “namaz kılmak” değildir.
İkame kökü, “ayağa kaldırmak, sürdürmek, uygulamak, karar haline getirmek” anlamındadır.
Salât ise:
- Bireysel dua ve ibadet,
- Toplumsal destek ve birlik,
- Adaletin ayakta tutulması,
- İlahi sisteme bağlılık,
gibi katmanlı anlamlar taşır.
Dolayısıyla, “salâtı ikame ederler” ifadesi,
“adaleti, sorumluluğu ve düzeni hayatlarında karar kılarlar” demektir.
3. 🌾 “Kendilerini rızıklandırdığımız şeyden infak ederler” ne anlama gelir?
Orijinal ifade: وَمِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ يُنفِقُونَ
- “mimmâ” → şeylerden
- “razaqnâhum” → onları rızıklandırdığımız
- “yunfiqûn” → infak ederler (paylaşırlar)
Bu ifade:
- Sadece maddi rızık değil; bilgi, zaman, ilgi, güç gibi her şeyi kapsar.
- “Şey” kelimesiyle, sınırlama yapılmaksızın tüm nimetler dahil edilir.
Bu yüzden:
“Kendilerini rızıklandırdığımız şeyden infak ederler.”
→ Bu da yine emanet bilinciyle yapılan bir paylaşımdır.
4. 🎯 Infakta muhatap araştırması da sorumluluktur
Bakara 2:273 şöyle der:
“(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adamış yoksullara aittir… İnsan onları zengin sanır. Onları simalarından tanırsın.”
Bu ayet, görünmeyen ihtiyacın, yani gizli yoksulluğun da “gaip” kapsamına girdiğini gösterir.
Bu durumda, infak etmeden önce araştırmak da “gaip ile âmenu olmak” kapsamındadır:
- İnsan gerçekten fakir mi?
- İhtiyacı gizli mi?
- Görünüşü zengin duruyor olabilir mi?
- Ulaştırılacak infak, adrese teslim olacak mı?
Bu bağlamda:
Infak etmek, sadece vermek değil; kime verileceğini doğru tespit etmek, gizliyi araştırmak ve emaneti doğru yere ulaştırmaktır.
🔚 SONUÇ:
Bu çeviri:
“Onlar ki, gaip ile âmenu olurlar da salâtı ikame ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeyden infak ederler.”
hem Kur’an’ın dilsel yapısına hem anlam örgüsüne sadıktır.
İnanç değil, sorumluluk alarak araştırmak esas alınmıştır.
İbadet değil, adalet kurmak merkeze alınmıştır.
Bu çeviriyle, ayetin temel mesajı olan:
- Sorgulayan bilinç,
- Karar vermeden önce araştırma,
- Adaletin temeline eminliği yerleştirme,
- Emaneti yüklenme cesareti,
en açık şekilde korunmuştur.